elkeschmitter’s posterous

« Back to blog

Sevgili arkadaşlarımın dikkatine!

Sevgili sosyal aktivite canavarı arkadaşlarım, sizlerden gelen harika etkinlik önerilerini son zamanlarda istemeden de olsa sürekli erteler olduğumun farkındayım.

Her doğumgünü, iş değiştirme, işe alınma, albüm çıkarma, kitap yazma vb. kutlama davetlerine baktığımda içim burkuluyor. İnanın katılmak, kaynaşmak ve hatta yepyeni dostuklara da yelken açmak istiyorum. Gel gelelim, bu isteğimi pratiğe geçirdiğimde ertesi günlerimin sabahlarında ve dahi akşamlarında bir önceki etkinliğin izlerini olumsuz yönde görüyor olmak, eskisi kadar dinamik olmadığımı bir tokat gibi vuruyor yüzüme.

Ben de istiyorum sizlerle akşamlara kadar rakı-şarap eşliğinde dertleşmek, konserlerde sesim kısılıncaya kadar şarkılar söylemek, gece yarılarına kadar zıplamak ve sabahın ilk ışıklarında bir çorbacıda güne uyanmak. Gel gör ki gündelik rutiminin oldukça dışında olan bu aktiviteler, ertesi günlerde bana yol-su-elektrik olarak geri dönüyor.

Bu nedenle, katılacağım etkinliklerden maksimum randıman alabilmek adına etkinlik sayısını minimuma indirdim. Eleme sistemim kişi ve mekana özel değil. Sistemim çok basit.

Buna göre,

1. Önceliklerim arasında yeni insanlarla tanışmak yok. Zamanı gelince başka insanlarla kaynaşırız ama şimdilik geçmişimize sahip çıkalım.

2. Etkinlik mekanına evimin uzaklığı ne kadar? Bir taksiye atlayıp evime kısa zamanda dönebilecek miyim, yoksa arkadaşın bir sigara daha içmesini bekleyecek miyim? Bkz. "Şu sigarayı da içeyim, kalkacağız."

3. Güldürürken düşündürebilecek, hem eğlenip hem öğrenebilecek miyiz? Malum zaman kısıtlı. Gidemediğimiz, göremediğimiz bir sürü şey var. Hazır toplaşmışken birlikte bir konser, tiyatro oyunu, gösteri izlesek fena mı? Hiç olmadı önden aperatif olarak bir sergi falan gezeydik... Tamam, iPhone'unuzdan İspanya seyahatinizin fotoğraflarına baksak da olur, of. (:

4. Beni bu aralar, kafelere barlara kapamayın ne olur. Ormanda yürüyüş yapalım, sahilde deniz havası alalım. Yağmur yağmıyorsa, pasta kesmiyorsak, kahve saatimiz gelmediyse yahut bir Öküzgözü-Boğazkere açtırmıyorsak ne işimiz var Kaktüs'te, House Cafe'de? (Mekanlar temsilidir. 7/24 oralarda değiliz.)

5. Uzun uzun okumayı sevmiyorsunuz, biliyorum. Bu nedenle son madde bu. Uzun zamandır görüşemediğim, yollarda karşılaştığım ve bir türlü zamanlarımızı denk getiremediğim arkadaşlarıma lafım. Sizi özlemiyor, adınızı anmıyor değilim. Sadece bu aralar bir çakmak uzatma mesafesinde değilim, o kadar. Kulaklarınız çınladığında bilin ki sizinle ilgili güzel bir anımı anlatıyorum yanımdakine ya da köprüden geçiyor ve sizi düşünüyorum.

Son olarak,
Küçüklerimin gözlerinden, büyüklerimin ellerinden, akranlarımın yanaklarından öpüyor ve en güzel günler, en güzel geceler sizinle olsun diyorum.

Sağlıcakla kalın.

Sevgilerimle,

Elke Schmitter

Contact Me TwitterFriendfeedLast.fmTumblrBloggerFlickr

Comments (0)

Leave a comment...

 
To leave a comment on this posterous, please login by clicking one of the following.
Posterous-login     Connect     twitter